Oyuncu Olmasaydım Öğretmen Olurdum...(Röportaj)
Tiyatro ve Sinema Oyuncusu Ahmet Yenilmez ile,oyunculuk,eski dizilerin çok tutması,senaryolar ve yapımcılık hakkında yaptığım mini röportaj...
Röportaja geçmeden önce Ahmet Yenilmez'in hayatına dahil kısa bir bilgi vermek isterim.İşte Ahmet Yenilmez kimdir? sorusunun cevabı..
1966'da Ordu'da doğmuş, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümünü bitirmiştir. Üniversite yıllarında tiyatroyla ilgilenmeye başlayan Ahmet Yenilmez birçok oyunda rol aldı. Deli Yürek, Ekmek Teknesi, Acı Hayat, Kurtlar Vadisi Pusu gibi dizilerde rol aldı. Ankara'da bulunan Ahmet Yenilmez, Sanat Merkezi'nin kurucusudur.
Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Oyuncu olmaya ilkokul öğretmenim hala hayatta dedemin öğrencisi ve köylüm aynı zamanda, Osman Kuyucu’nun ilkokulda Yarım Osman isimli milli mücadeleyi anlatan bir piyesle başladım. Daha sonrada yine öğretmenlerimin yönlendirmesiyle ülkemizde en eski tiyatrolardan ve hiç perdesini kapatmamış tek tiyatro Ordu Karadeniz Belediye Tiyatrosu deneme sahnesinde eğitim alarak başladım. Öyle devam ediyoruz.
Az önce oyuncu olmasaydım öğretmen olurdum dediniz. Neden öğretmen olurdunuz?
Mübarek bir meslek. Efendimiz (s.a.v) ve bütün peygamberler önce öğretmendir. Yani o yüzden öğretmen ışıktır ya. Öğretmenler olmasaydı bir karanlığın içinde yaşıyorduk.
Peki, oyunculuktan yapımcılığa nasıl evrildiniz?
Baktım yapanlar yok. Mesela dedim, Çanakkale ya dedim Atatürk demiş ki: “Çanakkale yeni Türkiye’nin ön sözü.” İşin ön sözünü okumadan, kitabı okuyabilir misin? Niye çekilmedi diye merak ettim. Akif’i niye tiyatro yapmadılar? Beni mecburiyetlerim yapımcı yaptı.
Bir senaryoyu kabul etmeden önce senaryoda neye bakıyorsunuz?
Ben senaryo okumuyorum. Benim için öykü. Yani senaryo dediğiniz şey vakti zamanında adamın birinin sol tarafa sahnenin nasıl yapılacağını, sanatçının nasıl hareket edeceğini; sağ tarafa da diyalogu yazmış. Oysa öyküdür asıl olan öykü…
Oynayacağınız öyküyü siz mi seçiyorsunuz yoksa çevrenizde danıştığınız insanlar var mı?
Kendi seçtiğim yazar ve edebiyatçılarımızın öyküleride oluyor, biyografik romanlarda oluyor, romanlarda oluyor, öykülerde oluyor, kendi yazdıklarımda oluyor. Yani şöyle söyleyeyim yazılmış eserlerden kendim öykümü oluşturuyorum ve öyle anlatıyorum.
Ekmek Teknesi, Deli Yürek, Kurtlar Vadisi Pusu gibi dizilerin bu kadar izlenmesi ve tutulmasının nedeni sizce nedir?
İşte derdi olması… Orda bir sahne vardı: babası namaz kılıyor, önünden mouse çekerler, günümüzde olan şey. Ayna tutar dedik ya biraz önce, ayna tuttuğu için…
Peki, şuan dizi sektörüne baktığımızda lise dizileri çok çekiliyor ya da aşiret dizileri çok çekiliyor. Ama hepsi aslında gerçeği çok fazla yansıtmayan kötü örnekler.
Bilmem kötü mü iyi miler.15 reyting almış dün akşamki dizi. Bana çok absürt geldi. Yani dün akşam akşamki dizi bu ülkede 15 reyting alıyorsa gidişat fecidir. Neden? Dizinin içindeki konu itibariyle demiyorum. Dizi de hikâye, öykünün zaman ve mekân ögesi yok. Sesini kıs her ülkede sanki yaşanmış bir olay gibi
Dizi sektörüne baktığımızda ara ara çok güzel ve kaliteli diziler yapılıyor. Fakat bunlar reyting kurbanı oluyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
İnsan kalitesi
Bir oyuncu tutulunca her dizide oynatılmaya başlanıyor, dizi tutsun diye. Sizce bu normal mi?
Eee… Cep telefonu farklı markalar var niye bu markalara iki markayı tercih ediyoruz? Endüstrinin dayatması. Oyunculukta da aynı şey, dayatma. Evet, yoksa benim oğlum bir marka adını hatırlamıyorum, bir telefon kullanıyor, bundan daha iyi. Ama bir dayatma var.
Erzurum Kongresi’ni film yapacağınızı söylediniz. Buna nasıl karar verdiniz?
Çünkü Erzurum Kongresi’ni anlayamazsanız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni anlayamazsınız. Ve bu anlamamak bize pahalıya mal oldu. Bakın Kurtuluş Savaşı’nı 5 bin şehit ile tamamlamışız. Ama 1984 ile 2022 arası bu topraklar üzerinde 5 bin şehitle vatan yaptığımız toprakların üzerinde yaşamayı beceremeyip 100 bin Kürt ve Türk çocukları birbirimizi boğazladık. Pahalıya mal oldu.
Şuan Radyo Televizyon ve Sinema (RTS) okuyan öğrencilere kariyerleri hakkında ne gibi önerilerde bulunursunuz?
Dediğim gibi şikâyet etmeye hakkınız yok bir kere. Elinizdeki makinayla (telefon) film çekebilirsiniz. O yüzden bir derdiniz olsun. Bakın şöyle ya: bu insanlar bu kötüyü niye görmüyor? Bu insanlar bu iyiyi neden görmüyor? Diye bir şeyleri dert edin. Derdiniz sizi sürükler merak etmeyin, her şeyi buldurur.



Yorumlar
Yorum Gönder